
Kelimelerle Oynayın:
Kelime oyunları oynamak çok iyi bir fikirdir; beyin kapasitemizi korumamıza yardımcı olur. Kelime oyunlarına konsantre olmak, mantıksal düşünmemizi teşvik eder. Dikkatimizi bir çapraz bulmacaya odakladığımızda, bu oldukça fazla zihinsel enerji gerektirir.
Bir bulmaca çözdükten sonra, genellikle beynimiz tamamen yorgun düşer. Aynı şey müzik çalarken, sanat eseri yaratırken veya bir zanaatla uğraşırken de olabilir. Bu aktiviteler, bazen “Akış” olarak adlandırılan derin bir konsantrasyon hali yaratabilir; bu durumda diğer her şeyi unutur ve zamanın nasıl geçtiğini bile fark etmezsiniz.
Birkaç yıl önce, mühendisler FM radyolar, televizyonlar ve telefonlar gibi cihazların ana sinyalleri bozabilecek sürekli elektromanyetik “gürültü” ürettiğini açıkladılar. Bunu önlemek için, tüm gereksiz gürültüyü Samanyolu’na göndermeyi önerdiler.
Samanyolu, yüksek yoğunlukta asteroitler içerdiği için seçildi ve insanlığın uzayda bu yönde keşif yapma olasılığının düşük olduğu düşünülüyordu. Bu açıklama uzun zaman önce yapılmıştı ve önerinin gerçekten uygulanıp uygulanmadığı belli değil.
Bu hikayeyi, çapraz bulmacaların değerini anlatmak için bir metafor olarak kullanıyorum. Tüm ‘olumsuz dalgalarımızı’ veya tutumlarımızı, sanki Samanyolu’na gönderiyormuşuz gibi, kişisel çapraz bulmacamıza gönderdiğimiz bir tür ‘gereksiz sinyal gürültüsü’ olarak düşünebiliriz.

Fransız gazetesi Libération, kelime oyunu sayfasını bir keresinde Rajeux olarak adlandırmıştı. Bu, kelime anlamı “kıskanç” olan, ancak jeux (İngilizce’de “oyunlar”) ile yazılan eğlenceli bir argo terimdir. “Huysuz oyuncu” veya “kötü kaybeden” olarak da yorumlanabilir ve genellikle aç bir kedi ile resmedilir.
Çapraz bulmaca yapmaya başlamak istiyorsanız ve yeni başlayan biriyseniz, başlangıçta zorlanabilirsiniz. Yararlı bir ipucu: birçok çapraz bulmaca aynı kelimeleri tekrar tekrar kullanır, bu sayede yavaş yavaş çapraz bulmaca özel bir kelime dağarcığı oluşturabilirsiniz.
Aslında bu, çapraz bulmaca yapmanın en önemli faydalarından biridir; kelime dağarcığını ve imla bilgisini geliştirmeye yardımcı olurlar. Ayrıca, başka türlü konuşacak zamanımız olmayan kişilerle bile, başkalarıyla vakit geçirmek için keyifli bir yol olabilirler. Birlikte bir çapraz bulmaca tamamlamak, küçük bir başarı ve paylaşılan bir deneyim gibi hissettirebilir.
Boggle veya Scrabble gibi bazı aile oyunları da benzer şekilde çalışır; bu oyunlarda harfleri yeniden düzenleyerek kelimeler oluşturursunuz. Bunlar, arkadaşlarınız ve ailenizle paylaşabileceğiniz eğlenceli aktiviteler olabilir.
Argo
Okulda çocukları dinlediğinizde, bazen kelimelerle oynadıklarını duyabilirsiniz; aralarında argo kullanarak veya hatta “Verlan” (Fransızca’da kelimelerin hecelerini tersine çevirme pratiği, kelime anlamı “Tersine Konuşma“) kullanarak konuşurlar. Bu çok iyi bir alıştırmadır: kelime dağarcığını genişletir ve yeni kelimeler, hatta yeni alfabeler yaratarak yaratıcılığı teşvik eder, tıpkı başka bir dil öğrenmek gibi. Benzer şekilde, daha yaşlı nesiller bazen aynı ülke içinde bile, bölgelerinin ve kültürlerinin etkisiyle “eski Fransızca” kelimeler, ifadeler ve deyimler kullanırlar.
Tarihçe ve Anlamı
Dilin tarihsel gelişimine bakarsak, yüzyıllar boyunca büyük ölçüde değiştiğini görürüz. Orta Çağ’da, Avrupa’daki yazılı eserlerin çoğu manastırlardaki rahipler tarafından üretiliyordu. Rahipler, kraliyet hanedanlarının üyeleriyle birlikte yazabilen tek kişilerdi, çünkü her ülkede eğitim alan tek kişiler onlardı.
Keşişler, her ülkenin kültürüne ve etkilerine bağlı olarak farklılık gösteren şekillerde Avrupa’nın dört bir yanında vardı. Dil gelişti ve gelişmeye devam ediyor; Latince, Slavca, Macarca ve diğer birçok kökenle şekillenen bu kültürel alışverişler sayesinde. Dillerin gelişimini incelemek, kültürün Avrupa’daki tarihi nasıl etkilediğini anlamamıza da yardımcı oluyor.
Fransa’da, Orta Çağ’dan sonra “Les Lumières“ (Türkçe anlamı: “Işıklar“) adlı bir hareket ortaya çıktı. Bu dönemin yazarları ve filozofları genellikle eski Fransızca yazarlardı. Fransa’da ansiklopedi oluşturan ilk yazarlardan biri, Aydınlanma döneminin önemli isimlerinden Denis Diderot’ydu.

Kültürler, ülkeye veya bölgeye göre çok farklı olabilir. Bazen benzer yazımlara sahip ifadeler veya deyimler kullanırız, ancak Roald Dahl’ın The BFG adlı kitabında da belirttiği gibi, “Aynı kelime, konuşulduğu dile göre tamamen farklı anlamlara sahip olabilir.”
Bir kelime aynı şekilde yazılsa bile, anlamı tamamen farklı olabileceğinden çok dikkatli olmalıyız.
Kelime oyunları oynadığımızda, en eski biçimlerden biri şiirdir; aslında, şiir, özel olarak tasarlanmış bir tür “kelime oyunu”dur.Şiir, yüzyıllardır var olan ve basitçe göz ardı edilemeyecek birçok kurala sahip bir sanattır.
Şiir, spor veya müzikle karşılaştırılabilir; uymamız gereken kuralları vardır ve zamanla öğrenilebilen bir teknik gerektirir. Kurallara ve kısıtlamalara uyarak, aynı zamanda ritim ve kafiyeyi de koruyarak yazmak, çok güzel metinler ortaya çıkarabilir. Aslında, şarkı sözleri büyük olasılıkla şiirden türemiştir.

“Sokak kültürü” ve “Bilinçli Rap”:
Kültür her ülkede farklı şekilde gelişir ve bir noktada sokaklardan “Karşı kültür” gibi hareketler ortaya çıkar. Wikipedia’ya göre, “Karşı kültür hareketi, belirli bir dönemde belirli bir nüfusun değerlerini ve özlemlerini ifade eder.” Örnekler arasında hip-hop, rap veya punk ve punk rock gibi rock türleri sayılabilir. Rap daha sonra Slam veya Conscious rap (Fransızca’da Rap Conscient) gibi dallara ayrılmıştır.
Slam, metin ve sözlere daha fazla önem vermesiyle bilinir; neredeyse tamamen sözlere adanmışlık; bir tür şiire dönüş olarak. Sanatçılar, arka planda herhangi bir müzik olmadan metinlerini okurlar.
Slam ve bilinçli rap’i benimseyen rap kültüründen bazı sanatçılar şunlardır:
Abd Al Malik – Cesaire
Axiom – Lille Ma Medina
Hocus Pocus x Oxmo Puccino – Denge
Comments are closed